admin tarafından Genel kategorisinde yayınlanmıştır
Bilenler bilir (:D) tolqiu.blogspot.com olan eski bloğumda eh iştelik, hoş, kendince mazbut bi giriş yazılar yazmıştım. Şimdi biraz geliştireyim dedim yeni bi alan adıyla, yeni işler yapayım burada diyorum. Aman, laf ola beri gele, yeni olup da ne yapacağım sanki, satır satır yazı yazacağım işte. =) Eski bloğuma da bu başlıklı bi yazı ile başlamıştım, arama motorlarından bir sürü yönlendirme oldu. Muhtemelen bi kompozisyonda giriş-gelişme sonuç nasıl olur amacıyla yapılan bir çok arama, siteme yönlenmiş. İnadına burda da yaptım aynısını, baktım tekrar aynı durum olursa, bu sefer gerçekten komposizyon yazarken giriş-gelişme-sonuç nasıl olmalıdır başlığında bir yazı yazacağım.. “Arkadaşım sen buna yetkin misin?” derseniz de babam edebiyatçı canım benim, genlerimde vardır heralde
Neyse lafla peynir devesi yürümez, giriş yazısını kısa kesmek lazım.. Herkese iyi seyirler..
admin tarafından Genel kategorisinde yayınlanmıştır
İş bu şukeladan deneme yazısının içeriği tamamen tecrübe amaçlı yazılmış olup, adı geçmeyen tüm isim, şahıs ve ya kuruluşlar istisnasız hayal ürünü olmayabilir.
admin tarafından Genel kategorisinde yayınlanmıştır
Öncelikle boşa harcanak 7 dakikası olmayan bu yazıyı okumasın
“Yaşamak çok zor!” diye diye zorlaştırdım galiba yaşamayı. Son 1 ayda etrafımda olanlar çok kez duymuşlardır bu sözleri. Ama ne bileyim işte pamuk şeker kıvamında alışmışım galiba yaşamaya ben, üj-bej problemde havlu atıyorum hemen. İşte o zaman hiçbir şey (ya ilkokuldan beri ezberleyemedim bitişik mi ayrı mı şu “hiç-bir-şey. Şimdi orada 3 farklı kelime de olduğundan, hadi ayrı yazılıyor desem hangisi ayrı yazılıyor, bitişik desem hangisini hangisine bitiştireceğim bilememişimdir hep. Olası ihtimalleri sıralarsak: “1.hiçbirşey 2.hiç birşey 3. hiçbir şey 4.hiç bir şey” Mantıkla yola çıkarsak da hepsi bitişik olmaz göze hiç hoş gelmiyor 1 elenir. Hepsi ayrı yazılınca da bi tırt durum var ama ne olduğunu çözemedim 4 de eleniyor yani. Ya 2 ya 3 ama hangisi. %50 şansımı kullanarak biraz da içgüdülerime [bu bitişik yazılıyordu eminim] kulak vererek 3 numaralı yazım şeklini kullanacağım.) yapasım gelmiyor. Şimdi siz ne yapasın gelmiyor cümlenin başını kaçırdık diye düşünüyorsunuzdur. Ya boşa mı konuşuyorum hiçbir şey yapasım gelmiyor işte
Zaten hastaydım da geçen hafta. Hiç huyum değildir ama nedense doktora gidesim geldi. Doktora gitmeyi kafaya koyunca bi pazar sabahı 9da kalktım, üstümü giydim sıkı sıkı, attım kendimi dışarıya bi taksi çevirdim. Adam “Nereye abi?” dedi, kitlendim. Hiç düşünmemiştim çünkü. “Doktor’a” dedim. Çünkü doktora diye çıkmıştım evden, o doktorun hangi hastanede çalışıyor olması gerektiğini hiç düşünmemiştim. Taksici kitlendi, arkaya bir dönüşü vardı ki ‘lan yine kime çattık’ der gibiydi. Ben de kitlenmiştim ama, anladım ki o cevabın tek amacı vakit kazanmakmış. Adamla 3 bilemedin 5 saniye bakıştık. Ben o 5 saniyeyi çok verimsiz geçirdim, oysa ki hangi hastaneye gideceğimizi düşünmem gerekiyordu, bilinçaltım bana kocaman 5 saniye hediye etmişti ama ben paketi bile açmadan, çöpe atarcasına adamla bakıştım öylece. Çünkü adamda tuhaf bir kıroluk bi psikopatlık vardı elinde tespih falan.. Birden artık adamın sabrının tükendiğini farkettim ve “Şişli Etfal Hastanesi” dedim. Ama en ufak bir fikrim yok, galiba geçen gün biyerlerden kulağıma ilişmişti. İçim nasıl huzursuz hiç bilmediğim bir hastaneye giditorum bildiğin. Neyse gittik oraya adam beni bıraktı kapının önünde, “Acil”e girdim. Hemen sağ tarafta 5 hasta yatıyo sedyelerde serum falan bağlanmış, korktum. Bi görevliden maske istedim, sırıttı “eczaneler yolun karşısında” dedi, heryerde domuz gribi afişleri, maskeli hastalar falan derken iyice ürktüm. Buraya sağlam giren hasta çıkardı, direk topuk uçurtma kaçtım oradan. Cerrahpaşa Tıp’da okuyan arkadaşım Şükran var bilenler bilir
İşte onu aradım, niye daha önce aklıma gelmemişti ki, sağolsun işi de yokmuş gittim hemen yanına. Artis, beyaz önlüğünü giymiş geldi yanıma, hemen acile gittik. Burası diğerine göre daha iyiydi, en azından yanımda tanıdık vardı :p Müraacat’a kayıt yaptırdıktan sonra doktorun yanına gittik, neyim olduğunu sordu bi kaç birşey dedim işte akciğer filmi istedi. Gittik filmi de çektirdik, tekrar doktorun yanına gittik. Adam tekrar neyin var diye sordu, ben anlattım işte yine; “Kuru bir öksürük var, öksürünce bronşlarım çok acıyo böyle kanıyormuş gibi oluyor. Aşırı derecede başağrım var, ağrı bazen beyinciğime vuruyor. Çök fazla burun akıntım yok ama sinüzitlerim zonkluyor. Bir de en önemlisi gözlerime bastırınca çok acıyor (Çoğu cahil arkadaşım “bastırma o zaman” gibi komik çözümlerde bulundular üzüldüm açıkcası) Adam dinledi dinledi, “Olur öyle” dedi. Olurmuş öyle, şu hapı yutunca geçecek dedi, şu gargarayı da arada yap işte. E hani niye sırtımı dinlemedi öksürürken, niye dilime bakmadı, niye fenerle gözbebeğim normal mi diye bakmadı? Doktorluk kahinlik mi ya? Doktorları sevmem, yani en azından erkek olanlarını yada yaşlı olanlarını sevmem işte itici gelirler
Neyse çok şükür iyiyim şuan, atlattım hastalığı ama içtiğim ilaçlardan değil tamamen kendime baktığım için iyileştim.
Ben bu yazıya neye başladım ne anlattım. Ama yaşamak vallahi zor. Şimdi de yoruldum belim ağrıdı, yazasım da kaçtı, böylece olsun bari…
admin tarafından Genel kategorisinde yayınlanmıştır
Geçen hafta İzmir’e gittiydim işte, kamuoyu çok tepki gösterdi nedense bu gidişe ama ben orda çok eğlendim de konu o değil. Biz orda denize girdik tabii ki. Hani İzmir’e gittik de denize girmedik demiyelim dürtüsüyle onu da yaptık ama gerçekten denizi çok güzeld,. Hoş, İzmir’e geldik bunu da yapmadık demeyelim diye neler yaptık bir bilseniz
de konu bu da değil.
Yıllardan soğuk ve sisli bir pazar günüydü İzmir’de. Denizde daha fazla vakit geçirebilmek için kalktık sabahın köründe geceden kalma gözlerle. Aynı amaç uğruna bir araya gelmiş 5 arkadaş Mordoğan adlı sabahları güneşin mor renkte doğduğuna inanıldığı bir mekana doğru arabamızla gitmekteydik. Ya dur konu bu da diil ki..
Aslında konu benim biricik Asus laptopum. Şimdi konu İzmir’den oraya nasıl gelecek bekleyin de görün
İşte orda tüm gün denize girdik, çok güzeldi eylendik falan filan da, İstanbul’a geldiğim günün ertesi ben bi hasta oldum ama nasıl; ağız burun dağıldı hani =) Akşam laptopumun başında oturuyor iken sıcak sıcak bi çay içeyim dedim, demez olaydım 3 gün daha hasta kalmaya razıydım hani. Kendime bol şekerli ve limonlu bir çay yaptım, bak dikkatinizi çekiyorum bol şekerli =( Neyse çayın yarısını içtim içmedim, elimin tersiyle bi çaktım bardağa, kendinden geçti bardak bi kaç damla çay sıçrattı dışarıya ama hala harmonik hareketine devam etmekte, ben panik oldum tabi düşecek diye tutmaya çalıştım. Ne dokunuyosun bırak kendi durar o, dimi? Ben bardağı tutacam diye yeltendim ama beceremedim, bardak öyle bir devrildi ki tuş takımının üzerine.. Hala gözümün önünde o ağır çekim düşüş, sanki 2 dakika sürmüş gibi…

Herneyse artık tuş takımının sağ kısmı yapış yapış durumda. Bir defa basınca tekrar eski konumuna gelmesi tuşun 10 saniye sürüyor. Laptopumdan soğudum iyice, sağlıklı iletişim kuramıyoruz. Bir kaç kez operasyona giriştim, tuşlardan bazılarını söktüm temizleyip geri taktım ama bu sefer de tuhaf sesler veriyor her basışımda. Galiba hiçbir zaman eskisi gibi olamayacağız onunla. Çok üzülüyorum bu duruma.. Büyüklerimizden yardım bekliyorum.. =(
admin tarafından Genel kategorisinde yayınlanmıştır
Aslında Tab tuşu boyundan büyük işler başarabilen çok fonksiyonel bir tuşmuş.
- Tek başına basıldığında hepimizin de bildiği gibi bir çok obje arasında gezinmemizi sağlıyor, metin kutusu, tik kutusu gibi…
- Fakat Tab tuşuna basınca hep soldan sağa doğru ya da yukarıdan aşayıya doğru ilerlemekteydi ve ben geriye doğru gitmek istediğimde fareyi kullanmam gerekiyordu. Bu gün öğrendim ki “Shift+Tab” tuşlarına beraber bastığımızda ise ters yönde hareket edebiliyoruz. Bunu keşfettiğimde suratımın aldığı şekli hayal edemezsiniz. Yıllardır sinir olduğum bu olayın çözümü serçe parmağımın altında ve çok da mantıklı bir yerde duruyormuş…
- Bu keşfin üzerine birkaç konfigürasyon daha denedim ve internet tarayıcılarında en illet olduğum şeyin de çözümünün bu Tab tuşunun içinde gizli olduğunu gördüm. “Ctrl+Tab” tuşlarına da beraber bastığımızda tarayıcımızda birden fazla açtığımız tablar arasında soldan sağa doğru ilerleyebiliyormuşsunuz. (10 heceli buna benzer kelimeleri günlük konuşmamda kullanmayı pek seviyorum nedense.. =)
admin tarafından Genel kategorisinde yayınlanmıştır
admin tarafından Genel kategorisinde yayınlanmıştır
Etkinliğin detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.
admin tarafından Genel kategorisinde yayınlanmıştır
Son zamanlarda facebook ile başlayan ve twitter, lastfm, friendfeed, myheritage ile devam eden web 2.0 dünyasına iyice alıştık artık. Bilgisayarla ilgilenen birkaç arkadaşımın yapmış olduğu eğlenci bir uygulamayı sizlerle de paylaşmak istedim: web2.0write
Bir metin giriyorsunuz ve yazdığınız metin web2.0 dünyasından iconlarla karşınıza geliyor.
Burayı / Şurayı tıklayarak hemen denemenizi öneririm çok hoş bi’şey.
(İpucu: Beğenmezseniz, tekrar tekrar giriş yaparak yazdığınız metnin farklı kombinasyonlarına ulaşabilirsiniz =) )
admin tarafından Genel kategorisinde yayınlanmıştır
Yorucu geçen bir dönemin ardından programlama dilleri-1 dersinin projesi olarak iki oyunculu bir satranç oyunu yazmamız istendi. 2 kişilik gruplar halinde yapacağımız bu projede grup eşim Ahmet Dursun KELEŞ idi. Projeye başlamadan önce de Ahmet ile yürüttüğümüz birçok değişik olay vardı. Bu projeye başlamadan önce aklıma beraber yaptığımız şeyleri bir çatı altında toplayıp birbirimizden haberdar olarak daha iyi hale getirme fikri geldi ve proje.at ortaya çıktı, ileride ismin değişme ihtimali bulunmakla beraber şu anki adı budur.
Proje.at, üretilen projelerin sağlıklı bir şekilde ilerlemesini ve yeni projelere ön ayak olmasını sağlamak amacıyla ortaya çıktı.Proje denince akıllara C’de şunu yap C#’da bunu yap gelebilir.Proje bunların aksine bir amaç doğrultusunda yaptığımız her şeyi kapsamaktadır, yani programlamaya has bir proje değil bu. Neticede proje.at[at]gmail.com mail adresini bu işte kullanmak üzere aldık.
Amacımız nedir?
Yapılan bir etkinliğin, düzenlenen bir seminerin afişinin köşesinde, karşınıza gelen bir kodun başında “proje.at id=xxx” şeklinde bir etiket görürseniz:
-Bu proje hakkında beğenmediğiniz şeyleri
-Bu projenin nasıl daha iyi hale getirilebileceği hakkında önerilerinizi
-Eğer etiketin bulunduğu yer bir program koduysa bu kodda anlaşılmayan yerler hakkında sorularınızı (Kodu en iyi yazan anlar mevzusu
)
-Yapılmasını istediğini yeni proje önerilerini
Kısaca anlaşılacağı üzere içinizden geçen her türlü şeyi proje.at[at]gmail.com adresine ID=XXX konu başlıklı bir maille bildirebilirsiniz. Bu sayede günlük yaşamda karşınıza çıkan ve “Bu da böyle olur mu ne gerek var!” ya da “Bunu acaba niye böyle yapmış?” dediğiniz şeyleri birebir ilgili kişiye ulaştırabileceksiniz. Biz de “Bu iş en iyi bu şekilde olur herhalde!” demeyeceğiz ve eksikleri nelerdir bunları sizlerden öğreneceğiz. Umarım proje.at hedefine ulaşır.
İlk paylaşım
olarak programlama dilleri-1 dersinde yazdığımız satranç oyununun linkini veriyorum, bu projeyi 3 gün gibi kısa bir zamanda her şeyiyle bitirdik. Şimdi ise yine yoğun bir dönemdeyiz ve proje o 3 günde yaptıklarımızla duruyor, dolayısıyla değişken isimleri anlamsız gelebilir veya yorumlar yetersiz görülebilir, gerekli düzenlemeleri yaptıktan sonra versiyon yükseltip yeniden linkini vereceğim.Şimdilik ihtiyacı olanlar yararlansın istiyorum. Satranç oyunumuz “ID=101” etiketli, bu etiketi bildirerek sorularınızı yöneltebilirsiniz..
Bu yazıya Ahmet’in blogundan da erişebilirsiniz.
ID=101 Etiketli Satranç Oyunu